Kanser Hastalığı ve Akıllı İlaç Tedavisi
Kanser, vücuttaki bazı hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması ve zamanla çevre dokulara veya diğer organlara yayılmasıyla ortaya çıkan ciddi bir hastalıktır. Kanser, hastanın fiziksel gücünü ve yaşam kalitesini azaltırken korku, kaygı ve belirsizlik yaşamasına da neden olmaktadır. Tedavi süreci; aile bireylerini duygusal, sosyal ve ekonomik açıdan zorlamakta, günlük yaşam düzenini değiştirmekte ve bakım sorumluluğunu arttırmaktadır. Bu süreçte hem hastanın hem de ailesinin psikolojik ve sosyal desteğe ihtiyaç duyması doğaldır.
Kemoterapi, immünoterapi ve akıllı ilaç tedavileri kanserle mücadelede önemli tedavi yöntemlerinden bazılarıdır. Kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmeyi amaçlarken sağlıklı hücreleri de etkileyebildiği için bulantı, yorgunluk, saç dökülmesi ve bağışıklığın zayıflaması gibi sorunlara yol açabilmektedir. İmmünoterapi, bağışıklık sistemini kansere karşı harekete geçirirken bazı hastalarda cilt sorunları, ateş, halsizlik ve organlarda iltihaplanmalara neden olabilmektedir. Akıllı ilaçlar ise kanser hücrelerindeki belirli genleri veya proteinleri hedeflediğinden hastaya uygunluğu ve kullanılabilirliğinin tespiti için özel testler gerektirmektedir. Akıllı ilaçlar sağlıklı hücreleri daha az etkilediğinden kanserle mücadelede en etkin yöntem olarak ön plana çıkmaktadır. Söz konusu tedavilerin uzunluğu, akıllı ilaçların ve gerekli testlerin maliyeti ile hastanın çalışma gücünün azalması hasta ve ailesi üzerinde önemli bir ekonomik yük yaratmaktadır. SGK tarafından ilaç maliyetlerinin yüksek olması,yurt içinde ilaç satışının olmaması gibi nedenlerle tedavi masrafları kısmen karşılanmakta veyahut hiç karşılanmamaktadır. İlaç ve tedavi masrafları nedeniyle hasta ve hasta yakınları ekonomik bir çıkmaz içinde kalmaktadır. Bedeli Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanan ilaçlar, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ekinde yer alan listelerden kontrol edilebilmektedir.
Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen Sosyal Devlet İlkesi; 17. maddede güvence altına alınan Yaşam ve Maddi Varlığı Koruma Hakkı, 56. maddede yer alan Sağlık Hakkı ve 60. maddede düzenlenen Sosyal Güvenlik Hakkı birlikte değerlendirildiğinde, devletin yalnızca sağlık hizmetlerini teorik olarak sunmakla yetinemeyeceği; kişilerin yaşamlarını koruyacak etkili tedavilere ve tıbben gerekli ilaçlara zamanında erişebilmesini de sağlamak zorunda olduğu görülecektir. Bu yükümlülük, Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca iç hukukun parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesindeki Yaşam Hakkı ve Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 12. maddesindeki Ulaşılabilir En Yüksek Sağlık Standardına Sahip Olma Hakkıyla da desteklenmektedir. Bu nedenle, hayati öneme sahip ve etkili bir alternatifi bulunmayan ilaca erişimin yalnızca maliyet veya geri ödeme gerekçesiyle, hastanın durumu bilimsel ve bireysel olarak değerlendirilmeden engellenmesi; yaşam hakkı ve devletin pozitif yükümlülükleri bakımından ihlal oluşturmaktadır.
Akıllı İlacın SGK Tarafından Karşılanması ve Yasal Süreç
Akıllı ilacın hasta ve yakınlarından istenilmesi durumunda hasta bakımından tüm ikame tedavilerin tüketildiğini ve talep edilen ilacın hastanın yaşam hakkı bakımından son çare olduğunu gösterir deliller ile ilgili SGK’ya ilaç bedelinin tam ve kesintisiz karşılanması adına yazılı başvuru yapılır. Yazılı talebin sunulacağı SGK, ilacın yurt içinden mi yurt dışından mı temin edileceğine göre değişiklik gösterir. Zira Yurt Dışı Aktif İlaç Listesinde yer alan ilaçların temin işlemleri Ankara İbn-i Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi bünyesinde yürütülmekte olduğundan ilacın yurt dışından temin edilmesi gerekiyorsa yazılı başvurunun Ankara İbn-i Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’ne yapılması gerekir. İlgili SGK’ya yapılan yazılı talebin SGK tarafından reddedilmesi veyahut 30 gün süreyle cevapsız bırakılması halinde somut olaya göre belirlenecek yargı merciinde dava açılması gerekir.Davanın adli yargı bünyesinde mi yoksa idari yargı bünyesinde mi görüleceği 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi (01/10/2008) ile hastanın memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışıp çalışmadığının birlikte değerlendirilmesiyle tespit edilir. Açılacak davada hastanın sağlık durumunun aciliyeti nazara alınarak dava süresinde hak kaybı yaşanmaması adına yürütmenin durdurulması/ihtiyati tedbir kararı talep edilir.
Yargılama kapsamında talep edilen ilacın ikamesi olarak kabul edilen ve SGK tarafından karşılanan başkaca ilaçların var olup olmadığı, var ise hastaya uygulanıp uygulanmadığı, talep edilen ilaç haricinde bir tedavi imkanının olup olmadığı, talep edilen ilacın hastanın yaşam hakkı bakımından elzem olup olmadığının incelemesi yapılır. İzah edilen şartların sağlanması halinde mahkemece verilecek kabul kararı sonrası karar taraflara tebliğ edilir. Kararın tebliğiyle beraber SGK tarafından hastaya 459 kodu işlenerek ilacın tam ve kesintisiz olarak SGK tarafından karşılanması sağlanır.
Gerek SGK’ya başvuru gerekse de dava süreci için aşağıda yer alan belgelerin toplanması elzemdir;
• Hastaya ilişkin hizmet dökümü
• İlaç kullanım raporu
• Reçete
• Endikasyon dışı onay formu
• Hastaya ilişkin durum bildirir rapor
• Patoloji ve epikriz raporları
• Hastanın aydınlatılmış rızasını gösterir yazı
• Yurtdışı ilaç kullanım onay formu
Kanser hastalarının yaşam ve ilaca erişim haklarının etkin biçimde korunması için sayılı delillerin toplanarak SGK’ya başvuru yapılması aşamasından ihtiyati tedbir veya yürütmenin durdurulması talepli dava sürecine kadar tüm hukuki işlemleri titizlikle takip edilmesi gerekeceğinden avukata danışmanızı tavsiye ederiz.
Av. Alper YILMAZ
